Mustafa ŞAHİN

Eğitmen - KöşeYazarı

Sidelya, insan gizli gizli sevmezmiş sevdiğini gizlermiş. Yüreğimin mahremi , Meryem orucumun iftarı , heybemde kelimelerimden başka neyim var ki.
Elimde kelimelerimle , utana sıkıla kelimelerim gibi sana geldim. Gün doğumun da başını eğen çiçeklerle değil, çiçeklere dahi başını eğen kelimelerimle geldim.
Kelâmım , kağıtların gönlünü yakan yazgım. Kıyımın denizi , adını yazsam denize katre katre , alev alev yüreğime vurur. By Mustafa Şahin

Rabbim çok yorgunum.
Bana bütün haberlerin yerini tutacak bir haber gönder.
Üzerime bir iyilik ve güzellik kondur.
Avunmalığım olsun, hiç ummadığım sevinç nasip et.
Latifsin,
lütfen.. By Nazan Bekiroğlu 

Dert edinmek başka dertlenmek başka.
Dert etmek dışarıdan , dünyadan mâddî olandan gelir. Acı verir. Dert ettiğin ne ise dünya celladının önünde körelmiş bıçağının soğukluğunda titretir. Dertlenmek ise içeriden, kalpten gelir ki manevidir. Olgunluk verir. Cellada uzatılan bir gülün sıcaklığı ile yanar kalbin. Üşüyen insanları senin kalbim ısıtır. Derdin dünya değil dünyadakiler olur. Yaşanılası bir dünya için yaşanmaz bir dünyan olur içinde.

Ey Dünyam! Yüreğinin yangınını cellada mı teslim ediyorsun ? Dertlenmeyi mi dert ediyorsun da insanlığın buzul çağını yaşıyorsun.
Yüreğini ısıt dünyam, ısıt ki gölgeler bile ısınsın , dur(a)masın nemli bir duvar üzerinde. Dünyanın nemli gözlerin de umut olsun.

By Mustafa ŞAHİN

İnsan hep başkalarına karşı savundu kendini. Başka insanlara, doğaya karşı. Durmadan doğaya karşı güç kullandı. Sonuç: Güce, şiddete, korkuya ve bağımlılığa dayanan bir uygarlıktan başka bir şey değil. ”Teknik İlerleme” dediğimiz şeyin bize getirdiği tek şey konfor oldu. Bir tür hayat standardı. Ve bir de gücü korumak için gereken şiddet araçları. Vahşiler gibiyiz! Mikroskobu, cop gibi kullanıyoruz. Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor! Önemli bilimsel bir buluş mu yaptık onu hemen kötülüğe alet ederiz. Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi gerekli olmayan şey günahtır demişti. Ve eğer bu doğruysa uygarlığımız baştan aşağıya günah üzerine kurulmuş demektir. Korkunç bir uyumsuzluk edindik. Maddi ve manevi gelişmemiz arasında bir dengesizlik söz konusu. By Kurban (1986) - Offret  - Andrey Tarkovski